İşaret

2026-05-30 Yapay Zeka · Bilgisayarlı Görü · Doğal Dil İşleme · Robotik

Bir hastaya iki domuz böbreği ve domuz karaciğeri birlikte nakledildi

Çin'deki ekip, beyin ölümü gerçekleşmiş 53 yaşındaki bir hastaya altı genetik düzenlemeli tek domuzdan iki böbrek ve karaciğeri aynı operasyonda taşıdı.

Med dergisinde yayımlanan ve Guangxi Tıp Üniversitesi ekibi tarafından yürütülen çalışmaya göre, beyin ölümü gerçekleşmiş 53 yaşındaki bir hastaya genetik olarak değiştirilmiş tek bir domuzdan alınan iki böbrek ile birlikte tam bir karaciğer nakledildi. Bugüne kadar yapılan ksenotransplantasyon denemeleri tek bir organla sınırlıydı; çoklu organ nakli ilk kez tek bir hastada birleştirildi. Donör domuzun genomunda altı düzenleme yapılmıştı: pıhtılaşmayı kontrol etmek için üç insan geni eklenmiş, hiperakut reddi tetikleyen üç domuz geni çıkarılmıştı. Naklin 19. saatinde domuz karaciğeri safra salgılamaya başladı; böbrek yetmezliği nedeniyle yükselmiş olan kreatinin ve üre değerleri normale döndü. Ancak 36. saatten itibaren ekip erken ret işaretleri gözlemledi: organlardaki domuz hücrelerinin yerini kademeli olarak insan hücreleri almaya başladı, küçük doku ölümü ve pıhtı odakları belirdi. Organ işlevi yaklaşık beş gün sürdürüldükten sonra çalışma sonlandırıldı. Bu, ABD ve Çin'de paralel ilerleyen klinik denemelerin yanı sıra alanın artık tek vakalardan birden çok organın aynı anda sınanmasına geçtiğini gösteren bir eşik. Dünya genelinde yüz binlerce hasta organ beklerken viral bulaşma riski, uzun vadeli ret kontrolü ve düzenleyici çerçeve hâlâ çözülmemiş başlıklar. Türkiye gibi organ bağışı oranı düşük ülkelerin yakından takip etmesi gereken bir dönüm noktası.

Nature News →

Co-Scientist hücresel yaşlanmayı geri çeviren faktörleri laboratuvarda doğruladı

DeepMind'ın ajan modeli yirminin üzerinde yeni gençleştirme faktörü önerdi; birkaçı insan hücrelerini doğrulanabilir biçimde geriye çekti.

DeepMind, ajan tabanlı araştırma aracı Co-Scientist'in Abudayyeh-Gootenberg laboratuvarıyla iş birliği içinde insan hücrelerini gençleştirebilecek yeni genetik faktörler önerdiğini ve bunlardan birkaçının deneysel olarak doğrulandığını duyurdu. Laboratuvar, binlerce geni açıp kapatan büyük genetik taramalar yürütüyor ve hücrelerin yaşlanma belirteci olan senesensten gençlik durumuna geçişini hangi düğmelerin tetiklediğini arıyor. Co-Scientist iki noktada devreye giriyor: önce literatürdeki on binlerce makaleyi tarayarak yirminin üzerinde yeni ve makul faktör kombinasyonu öneriyor; ardından deneysel taramaların sonuçlarını mevcut yayın evreniyle karşılaştırarak analiz süresini altı aydan birkaç güne indiriyor. Önerilen kombinasyonlardan bir kısmı laboratuvar testlerinde hücreleri kimliğini koruyarak daha genç ve işlevsel bir duruma çekmeyi başardı. Klasik Yamanaka faktörleri 2006'dan beri alanın merkezindeydi; ancak tümör riski getiren bu yöntem yerine güvenli alternatifler arama çabası uzun süredir devam ediyordu. Co-Scientist mimarisi, hipotez üretiminin bir kısmını otomatikleştirirken deney tasarımını ve yorumlamayı hâlâ araştırmacıya bırakıyor; bu hibrit yaklaşım laboratuvar verimliliğini ciddi biçimde artırıyor. Yapay zekânın hipotez üretiminden değerlendirilebilir laboratuvar bulgusuna giden zinciri kapatması, akademik iş akışlarını yeniden tanımlayabilir. Türkiye'deki biyomedikal ekipler için ders, AI araçlarını rapor yazımı aşamasında değil hipotez üretimi adımında konumlandırmanın araştırma hızını dönüştürebileceği yönünde.

DeepMind Blog →

ABD bilim hibelerinde hakem değerlendirmesi opsiyonel hale getiriliyor

OMB'nin önerdiği federal kurala göre siyasi atanmışlar 'ulusal çıkar' tanımıyla herhangi bir hibeyi her an iptal edebilecek.

ABD Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB), bir önceki yıl çıkarılan başkanlık kararnamesini resmi bir federal kurala dönüştürmek üzere kamuoyu sürecini başlattı. Önerilen metin, ABD'yi bilim süpergücü yapan modelin temel taşı olan bağımsız hakem değerlendirmesini ikincil bir tavsiye konumuna indiriyor; her federal ajansa, 'ulusal çıkar' tanımına dayanarak verilen herhangi bir hibeyi istediği anda iptal etme yetkisi tanıyor. Hibe değerlendirmesinin son sözünü artık konunun uzmanı program yöneticileri değil siyasi atanmışlar söyleyecek ve kurala göre bu kişilerin 'rutin olarak' hakem görüşüne uyması beklenmiyor. Belge, belirli kültür savaşı konularını içeren projeleri tamamen yasaklıyor, uluslararası iş birliklerini kısıtlıyor, makale yayını ve konferans katılımı için fon harcamasını engelliyor. NIH ve NSF gibi ajansların onlarca yıldır kullandığı kurum bazlı süreçler tekleştirilerek doğrudan OMB kontrolüne giriyor. Metnin iç tutarlılığı tartışmalı olsa da uygulamaya geçmesi durumunda yaratacağı zarar büyük: bağımsız bilimsel değerlendirme zinciri kırılıyor, araştırmacılar için belirsizlik artıyor ve ABD üzerinden akan küresel araştırma fonlamasının güvenilirliği sarsılıyor. Türkiye dahil ABD üniversitelerinde bulunan veya işbirliği yapan araştırmacıların projeleri doğrudan etkilenebilir; akademik göç ve ortaklık stratejileri için bu öneri yakından izlenmesi gereken bir dönüm noktası.

Ars Technica Science →

Orta Afrika'da Ebola vakaları on günde dört katına çıktı

16 Mayıs'ta 256 olan vaka sayısı 27 Mayıs'ta yaklaşık 1.000'e ulaştı; Bundibugyo türü için aşı ve tedavi yok.

Orta Afrika'da Demokratik Kongo Cumhuriyeti merkezli Ebola salgını, 16 Mayıs'ta 256 olan vaka sayısının 27 Mayıs'a kadar yaklaşık 1.000'e çıkmasıyla hızla büyüyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 240 ölüm gerçekleşti ve salgın henüz yavaşlama eğilimine girmedi. Bu kez sorumlu olan Bundibugyo ebolavirüs türünün ne onaylı bir aşısı ne de hedefli bir tedavisi var; bu, salgın yönetimini önceki dalgaların hiçbirinde rastlanmamış kadar zorluyor. Uzmanların öne çıkardığı ilk öncelik test kapasitesini ve temas takibini büyütmek: doğrulanmış vaka sayısı henüz 132'de kalırken bölgenin ana laboratuvarı talebe yetişmekte zorlanıyor. BioFire Defense gibi tanı şirketleri üretimi hızlandırdığını duyurdu ve COVID-19 dönemindeki hızlı antijen testlerine benzer çözümler değerlendiriliyor. DRC, geçmiş Ebola deneyimiyle dünyada salgın yönetiminde en deneyimli ülkelerden biri sayılıyor; ancak Bundibugyo türüne özgü tedavi araçlarının eksikliği, hizmet sunucularının korunması ve toplulukla iletişimdeki güven açığı önceki başarılı yanıtların kalıbının olduğu gibi uygulanmasını engelliyor. Salgının komşu ülkelere sıçramaması için sınır hareketlerinin izlenmesi, sağlık çalışanlarına koruyucu ekipman tedariki ve hızlı vaka tespiti aynı anda yürütülmek zorunda. Küresel sağlık güvenliği açısından bu salgının yönetilme biçimi, düşük gelirli bölgelerde gelecek patojen olaylarına karşı kapasite tartışmalarını yeniden şekillendirecek.

Nature News →

Sınır modeller kurumsal BT ajan kıyaslamasında yüzde 50'nin altında kaldı

ITBench-AA SRE testinde Claude Opus 4.7 %47 ile lider; tüm sınır modeller Kubernetes olay teşhisinde yarıyı geçemedi.

Artificial Analysis ve IBM Software Innovation Lab, kurumsal BT görevlerinde model performansını ölçen ilk kıyaslama serisi ITBench-AA'yı yayımladı. Seri Site Reliability Engineering ile başlıyor: modeller canlı Kubernetes olaylarını teşhis ederken logları okumak, bağımlılıkları izlemek ve karmaşık altyapı boyunca kök neden varlıklarını belirlemekle yükümlü. Sonuçlar dikkat çekici: Claude Opus 4.7 (Adaptive Reasoning, Max Effort) %47 ile lider; GPT-5.5 (xhigh) %46 ve Qwen3.7 Max %42 takip ediyor. Tüm sınır modeller yüzde elli barajının altında kaldı; bu da ITBench-AA SRE'yi piyasadaki en doymamış ajan kıyaslamalarından biri yapıyor. Açık ağırlıklı modeller arasında GLM-5.1 (Reasoning) %40 ile başta. Test düzeni, her görev için 100 tur sınırı, üç tekrar ve IBM'in hazırladığı kök neden setine karşı tam geri çağırma puanlamasını içeriyor. Çarpıcı bir ek bulgu: daha uzun ajan yörüngeleri daha yüksek doğruluk getirmiyor. Gemini 3.1 Pro Preview görev başına ortalama 83 tur kullanırken %30'da kalıyor; aşırı araştırma, ön akış arıza enjeksiyonlarını veya eşzamanlı semptomları yanlış pozitif olarak rapor etmeye yol açıyor. Kıyaslama, 'ajan devrimi' söylemini sayısal olarak ölçüye vurarak kurumsal BT operasyonlarındaki gerçek hazır olma seviyesini açığa çıkarıyor. Türkiye'de SRE ve DevOps ekipleri kuran şirketler için pratik mesaj net: ajan tabanlı vaka çözümü hâlâ denetim altında kullanılması gereken bir kapasite, otomatik teslimat değil.

Hugging Face Blog →

IBM'in Granite embedding modeli 200 dilde 32K bağlam sunuyor

Apache 2.0 lisanslı 97M ve 311M parametreli iki yeni model, çok dilli RAG için tek satırlık entegrasyon vaat ediyor.

IBM, ModernBERT üzerine inşa edilmiş iki yeni çok dilli embedding modelini Apache 2.0 lisansıyla yayımladı. 97M parametreli kompakt sürüm, MTEB Multilingual Retrieval kıyaslamasında 100M altındaki tüm açık modelleri 60.3 puanla geride bırakıyor; 311M parametreli tam sürüm ise 65.2 puanla 500M altı açık modellerde ikinci sırada konumlanıyor ve Matryoshka boyut desteği sunuyor. Her iki model 200'ün üzerinde dili temsil edebiliyor, 52 dilde özel olarak eğitilmiş ve önceki sürüme kıyasla 64 kat artırılan 32K token bağlam uzunluğunu işliyor. Modeller ayrıca dokuz programlama dilinde kod geri getirimi yapabiliyor; sentence-transformers, transformers, LangChain, LlamaIndex, Haystack ve Milvus ile tek satırlık model adı değişikliğiyle entegre edilebiliyor. CPU üzerinde verimli çıkarım için ONNX ve OpenVINO ağırlıkları da pakete dahil. Sürümün asıl önemi, çok dilli geri getirme kalitesi ile model boyutu arasındaki klasik ödünleşmeyi belirgin biçimde gevşetmesi: küçük model artık geniş dil yelpazesini ödün vermeden taşıyabiliyor. Türkçe RAG ardışıkları kuran ekipler için bu, lisans engeli olmadan üretime alınabilecek somut bir altyapı tabanı sunuyor. Önceki R1 sürümüyle karşılaştırıldığında bağlam penceresinin altmış dört katına çıkması, uzun belge dizinleme senaryolarında parça başına özet kayıplarını azaltıyor. Açık ağırlıklı çok dilli embedding alanında IBM'in çıtayı bu denli yükseltmesi, kapalı API tabanlı çözümlere bağımlılığı azaltabilir.

Hugging Face Blog →

MIT ekibi lityumu zayıf asitle kayadan ayırmanın yolunu buldu

Rock Zero'nun yöntemi sert kayadan lityumu yüksek sıcaklık olmadan, amonyum florür kullanarak ayırıyor; karbon ayak izi belirgin düşüyor.

MIT'li araştırmacıların Science dergisinde yayımladığı çalışma, lityum üretiminde standart hâline gelmiş yüksek sıcaklıkta kavurma adımının yerine zayıf asit kullanan bir kimyasal süreç tanıtıyor. Çalışmadan doğan startup Rock Zero, yöntemi ticari ölçeğe taşımak için kuruluyor. Mevcut iki ana yol mevcut: salamuranın güneşte buharlaştırılması, coğrafi olarak sınırlı ve aylar ile yılları kapsayan yavaş bir akış; sert kayanın yüksek sıcaklıkta kavrularak işlenmesi ise fosil yakıt yoğun ve karbon ayak izi yüksek. Yeni yöntem, normalde tepkimeye girmeyen silikat minerallerini, cam yüzeylerin desenlenmesinde kullanılan kremlerde bulunan amonyum florür gibi zayıf bir asitle çözüyor. Sürecin yan ürün olarak tehlikeli hidroflorik asit üretmemesi temel kimyasal yenilik. Çözünme sonrası lityumla birlikte alümina ve silika da değerlendirilebilir biçimde geri kazanılıyor; bu, bir madenden çoklu ürün elde etmeyi mümkün kılarak ekonomiyi değiştiriyor. Çalışma aslında MIT profesörü Yet-Ming Chiang'ın elektrokimyasal çimento üretimiyle uğraşan bir önceki şirketinde reaktif silika arayışından doğmuş. Lityum-iyon bataryalar elektrikli araç ve şebeke depolaması için kritik girdi olmayı sürdürürken küresel arzın az sayıda ülkede yoğunlaşması fiyat oynaklığı ve jeopolitik baskı yaratıyor. Daha düşük enerjili bir çıkarım yolu, kullanılmaya değer rezervlerin coğrafyasını genişletebilir. Türkiye'nin batı bölgelerindeki bilinen lityum yatakları için bu tür düşük sıcaklıklı süreçler, yerli işleme kapasitesini gündeme yeniden taşıyor.

MIT Technology Review →

Reachy Mini robotu bulutsuz konuşmaya geçti

Pollen Robotics'in açık masaüstü robotu artık llama.cpp ve yerel STT/TTS yığını ile tamamen offline çalışabiliyor.

Hugging Face, geliştirici masaüstü robotu Reachy Mini için tamamen yerel çalışan bir konuşma yığını yayımladı. Daha önce robotun konuşma akışı, sesi sunucuya göndererek işliyordu; yeni sürümle birlikte ses-tanıma, dil modeli ve ses-sentezi yığınının tamamı kullanıcının kendi makinesinde çalışabiliyor. Yığın, VAD → STT → LLM → TTS kademelerini birleştiren açık kaynaklı speech-to-speech kütüphanesi üzerinde duruyor ve Realtime API uyumlu bir /v1/realtime WebSocket arayüzü açıyor. Önerilen bileşenler arasında dil modeli için llama.cpp üzerinde Gemma 4, ses aktivitesi tespiti için Silero VAD, ses-yazı çevirimi için Parakeet-TDT 0.6B v3 ve sentez için Qwen3-TTS bulunuyor; ama kademeli yapı sayesinde her bileşen takip eden hafta yayımlanan yeni bir modelle değiştirilebiliyor. Komut satırı kurulumu üç adıma indirgenmiş: llama.cpp'yi paket yöneticisiyle kurmak, modeli yerel sunucudan ayağa kaldırmak ve speech-to-speech kütüphanesini başlatmak. Robotun masaüstü uygulamasından 'edit connection' menüsünden bağlantı yerel adrese çevriliyor; ardından bulut bağlantısı, API anahtarı veya makine dışına çıkan veri olmadan konuşma akışı kuruluyor. Yığının çok dilli olması, Türkçe robotik prototipleri için doğrudan kullanılabilir; özellikle veri gizliliği gerektiren sınıf, atölye veya saha uygulamalarında bulut bağımlılığını ortadan kaldırıyor. Açık donanım, açık model ve açık konuşma yığınının tek bir geliştirme akışında birleşmesi, robotik prototipleme süresini belirgin biçimde kısaltacak.

Hugging Face Blog →